Ahilik Haftası - Ekimin 2. Pazartesi İle Başlayan Hafta
Gerek Cumhuriyetimiz gerekse üzerine kurulduğu Osmanlı imparatorluğu ve gerekse Selçuklularla ilgili olarak tarihin yapraklarını karıştırdığımızda bize bir ahlak ve dayanışma abidesi olan Ahiliği , onun üstün örgüt yapısını ve ahlaki değerlerini hatırlatmaktadır.
Türk milletinin binlerce yıldır tarih sahnesinde oluşunun önemli bir sebebi kültür değerlerini korumalarından ileri gelir. Bu kültür değerlerinin özü Ahilik Kültürü biçimine dönüştüğü XI. yüzyıldan sonra yeni bir anlayışla devam eder.
Çok büyük bir coğrafya ya yayılmış ve değişik dinlerle muhatap olmuş olan Türk milleti daima kendi inanç ve felsefi yaşamına en uygun değerleri benimsemiş bu dışındaki dünya görüşlerini ise reddetmiştir.
TÜRK MİLLETİ’NİN Rönesans ı olan ahilik aynı zamanda insanlar arasında saygı sevgi ve yardımlaşmanın da temelini oluşturur.
Ahilik anlayışında din, dil, ırk farkı gözetmeksizin herkese eşit
muamele yapılmıştır. Bir toplumda sosyal tabakalaşma olabilir. Kimi zengin, kimi
fakir olabilir; fakat ikisi arasındaki fark fazla olmamalıdır. Ahilik zenginliğe
karşı değildir. Çalışmak ve üretmek, alın teri ile kazanmak Ahilikte bir ahlak
kuralıdır. Bunun için herkesin mutlaka bir mesleği ve işi olmalıdır. Ahilik,
halkın sırtından geçinenlere, bir köşeye çekilip miskin miskin oturanlara
karşıdır.
Ahilikte iş ve meslek ahlakı, kabul edilmesi mecburi kurallar haline
gelmiştir. Kendinden önce başkalarını düşünmek ve kollamak, hak ettiğinden
fazlasını istememek, kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde "hırs" ve "tamah”tan
uzaklaşmak, kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olmak, sanatını mutlaka bir 3
üstaddan öğrenmek ve birliğin, beraberliğin korunması için dayanışma içerisinde
bulunmak ahiliğin mutlaka uyulması şart olan ahlak kaideleridir. Bu kaideler,
Ahileri tekke ve türbelerde çöreklenerek, el açıp halkın kutsal duygularını
sömürerek onların sırtından bedava geçinen asalak zümrelerden ayıran farklardır.
Ahiler yeniliğe açık insanlar olup, halka sanat, meslek ve genel bilgiler
öğretmek için var güçleriyle çalışırlar.
Ahiliği araştırdığımızda işyeri hem bir okul hem bir aile ocağı hemde geçim kapısıdır.İşyerinde çalışanlar arasındaki ilişki bir aile ilişkisini baba evlat ilişkisini çağrıştırmaktadır.
Günümüzde toplam kalite, müşteri beklentileri, tüketici korunması, standart üretim gibi kavramların önemi yeni yeni anlaşılmaya başlanmıştır. Bugün kaliteli üretim için başvurulan ve Toplam Kalite Yönetimi dediğimiz tedbirlerle tüketicinin daha ucuz, daha kaliteli mal alma imkânı doğmuştur. Ahilik sisteminde bir malın üretimden tüketicinin eline geçene kadar üretimin her safhası bütün çalışanların sorumluluğu altındadır. Çıraklar, kalfalar ve ustalar hep birlikte malın kalitesinden sorumludur. Ayrıca oto kontrol sistemi ile malın kalitesi sürekli denetlenir. Bugün de toplam kalite yönetimi kapsamında kalitede mükemmellik, verimlilik, hatasız üretim, kalite güvenliği, ülke ve uluslararası standartlara uyum, ISO 9001, tüketiciye cevap verme hattı, tüketici tatmini gibi konular henüz yeni yeni işyerlerinde gündeme gelmeye başlamıştır. Üretime katılan her kademedeki personelin eğitimi, işletme içi tüm personelden faydalanma, tam kapasite çalışma gibi tedbirler yanında işyerinde her türlü üretim ve hizmetlerden işyeri çalışanları sorumlu tutulmaktadır.
Ahilik düşüncesinin kurduğu Ahi Birlikleri'ni batıdaki ve doğudaki benzer teşkilatlardan ayıran özellik, din adamlarının da devlet adamlarının da Ahiler üzerinde herhangi bir etkisinin olmayışıdır. Bunun sonucu olarak Ahilik sivil toplum kuruluşlarının en eski bir modelidir. Ahiler, daima toplum yararına hizmet yapmışlardır.
Gelişmiş batı toplumlarındaki sivil toplum örgütlerinin bir benzerinin Türk topluluklarında yüzlerce yıl önce Ahilik teşkilatı ile var olduğunu anlamak hiçte zor değil.
Bugün gelişmiş bir çok batılı sanayi ülkesinin kalkınmışlığının temelinde “Ahilik” teşkilatı gibi bir teşkilatlanmanın olduğu kolaylıkla anlaşılabilir.
Ülkemizde yeni yeni oluşan Rekabet Kurulu, Patent Enstitüsü, KOSGEB, Reklâm Kurulu yanında Ticaret ve Sanayi Odaları, İşçi ve İşveren Sendikaları, Kooperatifler, Esnaf Odaları, Belediye, Bağ-Kur gibi sosyal hizmet veren kurumlar Ahilik sisteminden günümüze yansıyan kuruluşlardır.
Dünyada her şeyin maddiyat ve çıkar ilişkisi ile yoğrulduğu günümüz dünyasında Ahilik anlayışının daha iyi araştırılıp incelenmesi ve de uygulanması hem yurdumuz insanının hem de tüm insanlığın yararına olacağı kanısındayım.