Gazetecinin Edebiyatı

        Kasaba sular altında...bütün evler,büyük binalar yıkılmış,binlerce kişi açıkta kalmış,ölenler,yaralananlar...Felaket gerçekten büyük.Duygulanmamak elde değil.

        Mesleğin ilk basamağındaki genç gazeteci,büyük heyecan içersinde gazetesine telgraf çekiyor,olayı bildirirken  içine biraz da edebiyat katıyor:

        "Bir deniz burası,yeni bir deniz.felaket kasabanın üstüne bütün hışmıyla çıkmış ve Tanrı karşı tepelerin üstünde bütün heybetiyle oturmuş ,öfkeli gözlere bu hazin manzarayı seyrediyor...İnsanlar ölüyor ama belki de Tanrı'nın da yapacak bir şeyi yok."

        Yazı işleri müdürünün cevabı gecikmemiş:

        "Sersemliğin lüzumu yok.stop.Sel felaketini boş ver.Stop.Hemen Tanrı ile konuş.stop.Mümkünse resmini çek.Stop.haberini acele yazdır."