|
|
|
|
| DEYİMLER | KISA AÇIKLAMASI | |
| Yabana atmak | Önem vermemek | |
| Yağ bağlamak | Şişmanlamak | |
| Yağ çekmek | Dalkavukluk yapmak | |
| Yağlı ballı olmak | Çok samimi olmak | |
| Yağlı kapı | Kolay ve bol kazanç sağlanan yer | |
| Yağlı müşteri | Çok mal alıp,İyi para veren müşteri | |
| Yaka silkmek | Bıkmak usab-nmak anlamında | |
| Yakasına yapışmak | Bıktırmak,sürekli birşey istemek | |
| Yakayı kurtarmak | Bir zorluk veya işten kurtulmak | |
| Yakışık almamak | Uygun düşmemek | |
| Yakayı ele vermek | Yakalamak | |
| Yalpa vurmak | Sallanarak yürümek | |
| Yangına körükle gitmek | Kavgalı bir ortama kavgayı artıracak sözlerle müdahale etmek | |
| Yanına kalmak | Yaptığı cezasız kalmak | |
| Yan tutmak | Taraf olmak | |
| Yan ödeme | Asıl gelirinin dışında ödenen ek gelir. | |
| Yanlış kapı çalmak | İsteğinin olmayacağı yere baş vurmak | |
| Yara açmak | Üzüntü yaratmak,yaralamak | |
| Yaraya merhem olmak | Çok önemli bir ihtiyacı karşılamak | |
| Yarı buçuk | beklenenin çok altında,önemsiz | |
| Yaşını başını almış | Olgunluk çağına gelmiş | |
| Yaşı başı ne | Daha çok genç | |
| Yer cücesi | Küçük boylu,ufak | |
| Yedeğe çekmek | İlerisi için yedek olarak saklamak | |
| Yedi düvel | Yabancı devletler | |
| Yadi mahalle | Herkes | |
| Yele vermek | Rüzgara vermek | |
| Yere bakan yürek yakan | dürüst gözüküp hilekarlık yapan | |
| Yeri soğumadan | Yeni ayrılan | |
| Yerinde saymak | Hiç ilerleyememek | |
| Yerin dibine geçmek | Çok utanmak | |
| Yerli yersiz | Uygun olsun olmasın aklına estiğin yapan | |
| Yeşil ışık yakmak | Olmasına fırsat vermek | |
| Yıldırım çarpmış gibi | Ani haber karşısında çok sarsılmak,şoke olmak | |
| yıldızı parlamak | Meşhur olmak | |
| yıldızı sönmek | Unutulmak,kaybolmak | |
| Yok pahasına | Çok ucuza | |
| Yokuşa sürmek | İnat etmek | |
| Yol almak | İlerlemek,mesafe katetmek | |
| Yolunu sapıtmak | Yanlış işler yapmak | |
| Yukarıdan bakmak | Tepeden bakmak,Böbürlenmek | |
| Yumuşak yüzlü | İtiraz etmeyen her isteği yerine getiren | |
| Yumruk hakkı | Zorbalıkla,kaba kuvvetle alınan | |
| Yumruk kadar | Ufacık, küçücük | |
| Yüreği ağzına gelmek | Çok heyecanlanmak,heyecandan ne söyleyeceğini bilememek | |
| Yükünü almak | Taşıyabileceği kadar almış olmak | |
| yüreği cız etmek | Çok acımak,üzülmek | |
| Yüreğine su serpilmek | Sıkıntılı anında sıkıntısını hafifletecek haber almak | |
| Yüz bulmak | İlgi ve yakınlık görmek | |
| Yüz çevirmek | İlgiyi alakayı kesmek,ilgilenmemek | |
| Yüz geri etmek | Geri dönmek | |
| Yüzü kara | Utanmaz,arlanmaz | |
| yüzünden okumak | Ruh halini yüzünün görünüşünden anlamak | |
| Yüzü sirke satmak | Yüzünden hoşnutsuzluğunu belli etmek | |
| Yüzü suyu hürmetine | Onun hatırına isteğini gerçekleştirme,başkalarını da faydalandırma | |
| Yüz vermek | İlgi yakınlık dostluk göstermek | |