DEYİMLER
|
|
DEYİMLER | KISA AÇIKLAMASI |
| Ecel teri dökmek | Tehlikeli durum karşısında zor anlar yaşamak | |
| Ecel beşiği | Her an üzerinden aşağı yuvarlanabilecek | |
| Edi ile büdü | Birbirinden ayrılmaz ikili,kafadar | |
| Afkar dağıtmak | Sıkıntıdan uzaklaşmak,keyiflenmek | |
| Ehveni şer | Kötünün en iyisi | |
| Ekmeğine kan doğramak | Karşısındakine çok eziyet verecek davranışlarda bulunmak | |
| Ekmeğine yağ sürmek | Farkında olmadan birsinin işine gelen şeyi yapmak | |
| Ekmek elden su gölden | Başkasının sırtından geçinmek | |
| Ekmek kapısı | Geçim sağlanan yer | |
| Ekmek teknesi | Geçim parası kazanılan yer | |
| El bağlamak | Saygı göstermek amacıyla ellerini önünde kavuşturup durmak | |
| El basmak | Kur'an üzerine Yemin etmek | |
| El birliği | Ortaklaşa bir iş yapma eylemi | |
| El değmemek | Hiç dokunulmamak,taze olmak | |
| El çekmek | Bir işi yapmaktan vaz geçmek | |
| Ele avuca sığmamak | Şımarık taşkın hareketler yapma hali | |
| Eli açık | Cömert,cimri olmayan | |
| Eli çabuk | Hızlı çalışan | |
| Eli hafif | Özelikle dişçi aşıcı gibi kişlerin yaptıkları işte karşısındakine acı vermemek | |
| Eli maşalı | Kavgacı husursuz,çevresine karşı kavgacı olan | |
| Eli kalem tutmak | İsteklerini yazıyla anlatabilecek beceri ve bilgide olmak | |
| Elinden gelmek | Bir işi yapmak | |
| Eline kalmak | Yardım edecek başka kimsesi olmaması | |
| Elini sallasa ellisi | İstediğini kolayca ulaşabilme hali | |
| Elini veren kolunu alamaz | Yardım yaptığı kimseden kolay kolay kurtulamamak | |
| Eli para görmek | Para kazanmak | |
| Eli yatkın | Bir işi becerebilme hali | |
| Eli uzun | Hırsız | |
| Eli sıkı | Cimri | |
| Eli yüzü düzgün | Güzel sayılan çirkin olmayan | |
| El kiri | Harcanan para | |
| Eller yukarı | Teslim olmayı emretme | |
| El sürmemek | Dokunmamak | |
| Eli varmamak | İstenilen işi bir türlü yapmak istememek | |
| El elin aynasıdır | İnsanlar yaptıkları işlerde başkalarına örnek olur | |
| Elifi görse mertek sanır | Hiç bir şey anlamamak,okuma yazma bilmemek | |
| Enine boyuna | Bütün teferruatiyle,her yönüyle | |
| Ensesi kalın | Zengin | |
| Ense yapmak | Rahatına bakıp hiçbirşeyle ilgilenmemek | |
| Ensesine binmek | Birini yıldırıp istediğini yaptırmak | |
| Esip savurmak | Bağırmak çağırmak,Öfkelenmek | |
| Eski kafalı | Yeniliklere karşı eski fikirleri düşünen | |
| eşek kadar olmak | Yaşına göre gerekli olgunluk ve beceriyi gösterecek bilgiye ve beceriye ulaşamamak | |
| Eşek inadı | Söylediklerinden yada yaptıklarından dönmeyen | |
| Eski hamam eski tas | Hiç birşeyin değişmemesi,aynı olması | |
| Etekleri tutuşmak | Büyük telaşa kapılmak | |
| Et kafalı | anlayışsız düşüncesiz | |
| Ettiğini bulmak | Yaptığı kötülüğün cezasını çekmek | |
| Ev açmak | Ayrı eve taşınmak | |
| Evli barklı | Evlenmış çoluk çocuk sahibi olmuş | |
| Eyere de gelir semerede | Her iş için kullanılabilir | |
| Eyvallah etmemek | Boyun eğmemek | |
| Eyyam ola | İyi işler dileme | |
| Ezbere iş görmek | İncelemeden gelişi güzel iş yapmak | |
| Ezbere konuşmak | işini aslını bilmeden aklına geldiği biçimde konuşmak | |
| Ezilip büzülmek | Bir şey söylemek için çok sıkılmak | |