KUMANLAR (KIPÇAKLAR)
Kuman ismi Türk lehçesinde "sarımtırak" manasına gelmektedir.Bunun için Rus dilinde kendilerine aynı manaya
gelen "polovets" Almanca da "Falben" denilmiştir.Kıpçak adı da "öfkeli ,birden kızan" manasına gelir.Kuman'lar
Türklerin sarışın tipidir diyenlerde olmuştur.
Kıpçak kütlesi Batı Göktürk topluluklarından biriydi.Balkaş'tan
İrtiş'e kadar hakim bulundukları sırada güneyden Kuman'ların gelmesiyle daha da
güç kazanarak,Volga üzerinden batıya yönelmişlerdi.1061 ve sonra kendilerinden
kaçan bazı Uz ve Peçenek gruplarını hizmete aldığı gerekçesiyle 1068'de Rus
Knezleri'nin müttefik kuvvetlerini perişan eden Kuman'lar Güney Rusya sahasına
yerleştiler ve Moğol istilasına kadar Karadeniz kuzeyindeki bozkırları hükümleri
altında tuttular.Boylar Han ünvanını taşırdı.
Kuman hakimiyeti 1080'lerde Balkaş Gölü-Talas havalisinden Tuna
ağzına kadar yayıldı.Kuman-Kıpçak sahası o zamandan beri doğuda "KIPÇAK BOZKIRI" adı ile anılır oldu.
Kuman'ların asıl amacı toprak istilası değil;kendi güvenlikleri için bozkır
sınırları ötesindeki siyasi toplulukları daima baskı altında tutmak
istiyorlardı.Güvenlik sağlayıcı barış şartlarını,karşı taraf sözünden dönmedikçe
de bozmamışlardır.
Kuman'lar Rus Knezleriyle çok uzun mücadeleler vermişler ve bu
mücadelelerin en önemlisi olan 1185 yılındaki müttefik Rus kuvvetlerini aşağı
Don boyunda kuşatarak hemen,hemen hepsini imha etmişlerdi.Rus prensi İgor esir
alınmıştı.Rus milli destanının konusu bu savaştır.
Don ve Kuban dolaylarında Gürcüler ile de yakın ilişkiler
kurmuş,onların etkisiyle kısa zamanda Hıristiyan dinini kabul etmişlerdir.Bir
müddet sonra 1123 tarihinde Tiflis'i alarak burayı başkent yaptılar.Gürcistan
idaresini ise bir müddet sonra tamamen ele geçirip Şimdiki Erzurum ili sınırları
içinde kalan Oltu ve İspir'e kadar ilerlediler.1184-1213 yıllarında Gürcü
krallığı en parlak çağlarını yaşadı.
Kıpçak tarihindeki diğer ilginç olan bir
hadise ise;hayat şartlarının bozulduğu veya kıtlık olduğu zamanlarda bir İslav
geleneğini benimseyen Kıpçak'ların daha zengin başka ülkelere çocuklarını
yollamalarıdır.İşte bu devletlerden birisi de Mısır'da bulunan EYYÜBİ DEVLETİ'dir.Kıpçaklar böyle zamanlarda
çocuklarını para karşılığı Mısır'a gönderiyorlar, Eyyübü Devleti sultanı askeri
gücünü yabancılardan sağlamak zorunda olduğu için de bu çocukları ve gençleri
sevinçle kabul ediyor,onları özel kışlalarda eğitip orduda görev veriyordu.
Nihayet İZZETTİN AYBEG'in
1250'de Eyyübiler yerine sultan ilan edilmesi ile kurulan Mısır Türk Devleti kısa zamanda Kuman-Kıpçak
unsurlarının eline geçti.Sultan KOTUZ'dan
sonra,Sultan BAYBARS hem kudretli bir
asker,hem de yüksek bir idareci olarak kendini gösterdi.İslam Hilafetini
canlandırdı,Moğolları Suriye'den uzaklaştırmayı başardı.Yerine geçen Sultan KALAVUN Moğol,Ermeni,Frank müttefik
kuvvetlerini mağlup etti.Kalavun'un çocukları Kölemen Devleti'ne kadar idare
ettiler.(1290-1382)
Kıpçak bozkırlarında kalan Kuman'lar ise Moğol kuvvetleri karşısında
duramadılar,1223 yılında KALKA Savaşında ve
özellikle 1239'daki büyük savaşta uğradıkları ağır yenilgiler dağılmalarına
sebep oldu.
BORÇ-HAN kumandasındaki Moldava
Kuman'ları Hıristiyanlığı kabul edip aralara yerleşti.KÖTEN
idaresindeki diğer Kuman kütlesi ise Macaristan'a sığındı.Kıpçak bozkır
sahasında Altın-Ordu Devleti kurulduktan sonra ise artık tamamen
Kuman-Kıpçak'ların etkisi yok olmuştur.
Bu Türk kavminin tarihi rolleri oldukça geniştir.Bu Türk boyları
Rus'ların Karadeniz'e ve Balkanlara sarkmalarına izin vermemiş ve Dağıstan
havalisi,Terek boyu ve civar bölgelerin Türkleşmesinde etkili olmuşlardır.