AHMET YESEVİ

 

                        12.Yüzyılda yaşamış olan ünlü Tarikat öncüsü , tasavvuf şairimizdir.(Türkistan ,Çimkent,Sayram? -Yesi 1166 )İbrahim adlı bir  şeyhin oğludur.7 Yaşındayken babasının ölümü üzerine ablası Gevher  Şehnaz ile Yesi'ye gitti. Halk arasında,Horosan Erenleri'nin piri olarak bilinir.Ailesi ,doğum tarihi , doğum yeri,öğrenimi üzerine hiçbir kesin belge ve bilgi yoktur.Türkistan’ın Sayram kasabasında doğmuştur.İlk tahsilini Yesi’de yapmıştır.Daha sonra  Buhara’ya gitmiştir.Burada Hemedanlı  Şeyh yusuf'un  (1049-1140) öğretisini benimsemiş,tasavvuf bilgisini geliştirmiş;temiz İslam inancıyla ,arı, duru,anlaşılır şiirler yazmıştır.Halkı aydınlatarak,Anadolu'nun Türk İslam yurdu olmasında büyük bir rol oynamıştır.Malazgirt zaferinin manevi havasını hazırlamıştır.Genel ve yaygın inanış Buhara'da bulunduğu zamanın bilgin ve mutasavvuflarından Yusuf Hemedani'nin çevresinde yetiştiği ,onun halifelerinden biri olarak Yesi'ye yerleştiği görüş ve inançlarını Yeseviye diye tanınan tarikatının ilkelerini yaymaya çalıştığı Peygamberin ölüm yaşı olan 63'ünden sonra çileye çekildiği yolundadır.Mezarına Timur'un yaptırdığı türbe  kutsal bir ziyaret yeri olarak bilinir.

 

                        Yeside türbesi ve adına kurulmuş  hankah ,timur tarafından görkemli bir yapı haline getirildi.Burası orta Asya ve Volga Türkleri'nin Özbek Kazakları'nın kutsal ziyaret yeri oldu.
 

                        Yaşadığı dönemde ünü ,Siriderya yöresinde ,Taşkent ve Dolaylarında ,Seyhun ötesindeki bozkırlarda hızla yayılmıştı.Halifeleri arasında Hakim Süleyman Ata da (öl.1186) yer alıyordu.Anadolu'da geniş kitleler halinde yandaşlar kazandı.Tarikat uluları,düşün ve yazın adamları onun soyundan geldiklerini ileri sürdüler.Evliya Çelebi bunlardan biriydi.Sünni Nakşibendi tarikatına bağlı olanlar kadar Babai, Hayderi,bektaşi gelenekleri de kendilerini onunla ilişkili sayıyorlardı.
 

                        Benimsediği tasavvuf öğretisini göcebe Türk toplulukları arasında yayan halk edebiyatı geleneğine dayanan,hece vezniyle yazılmış ortak  Ortaasya Türkçesi özelliklerini taşıyan şiirlerinden hangilerinin kesinlikle ona ait olduğu bilinmemektedir.Hikmet diye adlandırılan bu şiirlere türlü dönemlerde Yesevi dervişlerince Ahmet Yesevi'nin görüşlerini ve anlatım özeliklerini sürdüren yeni örnekler katıldığı kabul edilmektedir.En eski yazmaları ancak XVll.yy.a ait olan Divan-ı Hikmet'te dervişliğin erdemleri ,dinsel ahlaksal sonuçlara bağlanan islam menkıbeleri Peygamberler ve tasavvuf adamalarıyla ilgili öyküücüler ,dünyadan yakınmayı dile getiren ,kıyamet günlerinin yaklaştığını hatırlatarak müminleri Tanrı yoluna çağıran ,Lirizmden oldukça uzak ve öğretici yanları ağır basan ürünler yer alır.

 

                        Temiz bir Türkçe ile kaleme aldığı tasavvuf şiirlerini “Divan-ı Hikmet” adlı kitabında toplamıştır.Bu kitap asırlar boyu,beğenilerek okunmuştur.Şairimiz miladi 1166 yılında Yesi’de ölmüştür.